Üniversiteyi bırakıp ticarete atılması ve daha evvelinde çocukluk yıllarından kaynağını alan ifade edilememiş duyguların yarattığı sessiz ve isimsiz mutsuzluk bir kara kalemle yol bulup akmaya başlar beyaz kağıt üzerine. Çizdikçe rahatladığını ve rahatladıkça da kaygılarının uzaklaştığını fark eder bir süre sonra..
Ona göre çizdiği resimler yalnızca birer karalamadır ve beklide İlkokulda öğretmenlerinin söylediği gibi aptalca birkaç şekilden ibarettir. Ama mutludur artık. Bir bloknota yaptığı resmi arkadaşına gösterdiği gün değişir her şey. Dünya onun için daha anlam kazanmıştır çünkü arkadaşı resme hayran kalmıştır ve yaptığı hiçbir çalışmasını atmamasını tavsiye eder. 1,2,3 derken yalnızca kendisine ait olan bir birikime sahip olur. Resim yapmak istediği zaman konu yada şekil düşünmeden zamanı yada mekanı umursamadan alır eline kalemini ve yalnızca dokunur beyaz kağıda. Yavaş yavaş başlar şekillenmeye özlemler, dile gelmemiş duygular, acılar, umutlar… Ona göre yaptığı eserlerin güzelliği kendisi için ve kendisi gibi başkalarının üzerinde bıraktığı duygu yüklü anlarda gizlidir. Çizgilerin basit yada karmaşık olmasının hiç önemi yoktur. Resim hayal edemediklerinin ifade dili olmuş hayal ettiği şeyleri çizmeyi denemiş ama çizemediğini görünce heyecanı kamçılanmıştır. Resim yaparken hiçbir zaman maddi düşüncelerle hareket etmemiştir. Tek arzusu eserlerini 200 lerden binlere onbinlere çıkarmak ve bunu bütün dünya ile paylaşmak. Yaptığı eserlere bakarken dünyanın bir yerinde o resme bakarken onunla aynı duygulara sahip olacak bir tek insan bile olsa ona ulaşmak isteği ve umuduyla doludur kalbi. ( Hayatın önemli bir parçası olan sanata değer verin ve güzelliklerinden istifade edin.Umarım resimlerimle hayatınıza bir damla güzellik bir damla umut katabilmişimdir.) O. Tekbaş | |
|